konuğu olan biri için standart rota şöyledir: sabah kahvaltısı, öğlen ciğer ya da kebap, akşam kaburga dolması ya da yöresel bir yemek, arada çay ve tatlı. elbette zevke göre değişir. misafirin damak tadını sormak önemli. herkes ciğer sevmez, acı herkes için uygun değildir. alternatif sunmak nezakettir.
sofrada karpuz mevsimi varsa karpuzu es geçmeyin. tatlı olarak burma kadayıf ya da peynir helvası ikram etmek yaygın. (bkz: diyarbakır tatlıları) misafirperverlik burada yemekle ifade edilir. bir tabak dolu ikram etmek, saygı göstermenin yoludur. bu yüzden sofra dolu gelir, siz doyduysanız bile ısrar edilebilir. nazikçe ellerinize sağlık, çok doydum demek genellikle yeterli olur ve gönül kırmaz.
misafire yemek ısrar etmek sevgiyle yapılan bir şeydir. 'yeter' demek bazen yetmez; ev sahibi ısrar edebilir. nazikçe 'elinize sağlık, doydum' demek ve bir lokma daha almak dengeyi sağlar.
misafirin tercihlerini sormak önemlidir. vejetaryen, alerjisi olan ya da etten uzak duran birine ısrar etmek yerine bir alternatif sunmak, asıl misafirperverliktir. (bkz: diyarbakır'da vejetaryen yemek)
ev sahibi için pratik rota: sabah kahvaltı, öğlen ciğer ya da tencere yemeği, ikindi çay ve kömbe, akşam sakin bir yemek. misafiri yormamak da ikramın parçası.
sponsorluDiyar Halıhalın kapından alınır, tertemiz gelir
incele
küçük ev hediyesiyle gitmek şehirde yaygın nezakettir. çiçek, tatlı ya da kuru yemiş iyi bir seçimdir. eli boş gitmek ayıp sayılmaz ama hoş karşılanır.
sofradan kalkarken 'eline sağlık' demek şarttır. bu cümle bir mutfak ustasının en sevdiği ödüldür. teşekkür ederken sofrayı toplamaya yardım teklif etmek de takdir görür.
şehre gelen misafiri akşam yemeğinden sonra çay ve menengiç kahvesiyle oturtmak, sohbetin uzamasını garantiler. yarın sabah erken kalkacak olsanız bile bir bardak daha çay içersiniz.
misafirperverlik burada bir yemek listesi değil, bir tutumdur. sofranın ortasına konan ilk tabak çoğu zaman misafirin önüne itilir.