diyarbakır'dan ayrılanların en çok özlediği şeyler arasında yemekler, sohbetler, çay ve misafirperverlik var. şehrin sıcaklığı sadece havada değil, insanlarda da hissedilir. bir bardak demli çay, sabah ekmeğinin kokusu ve çarşının sesi, gurbette en çok özlenenler arasında.
sur'un akşam ışığı, dicle kıyısı ve çarşı kokuları da özlem listesinde. gurbetçiler bayramda dönüp bu özlemi giderir. gidip gelen yakınlar valizlerine peynir, baharat ve kuru yemiş doldurur.
dönüşte valizlerde hep karpuz, peynir ve baharat olur. (bkz: diyarbakırlı gurbetçiler) özlem bu şehirde bir kültür gibi, herkes bir şekilde dönmek istiyor.
sponsorluJet Taşıyıcıacil evrak ve paket şehir içinde aynı gün
incele
şehirden uzaklaşınca ilk özlenen çoğu zaman sabah kahvaltısı. taze ekmek, kaymak ve çay başka şehirde aynı tadı vermiyor.
akşam serinliğinde çay ocağında oturup sohbet etmek de özlenenlerden. bu ritmi başka şehre taşımak zor.
karpuzun tadı da listenin üst sıralarında. her yerde karpuz var ama bu şehirdeki gibi diyenler çok.
surların siyah taşları ve dar sokakların serinliği hafızada kalıyor. fotoğraf bakınca özlem arttırıyor. fotoğraflara bakınca özlem daha da artıyor.
sponsorluDiyar Halıhalın kapından alınır, tertemiz gelir
incele
komşuluk ve yakın bağlar da özlenir. kapıyı çalıp hadi bir çay diyen komşu büyük şehirlerde az bulunur.
bazıları şivenin tonunu özlediğini söyler. başka yerde konuşunca hemen anlaşılıyor, bu da bir tür gurur ve nostalji.
ağustos sıcağını özlemek garip görünür ama uzaklaşınca o sıcağın gündüz ve gecesi hatırlanıyor. şehre dönme isteği de bu özlemle büyür.