misafir geleceği haberi gelince ev hemen hazırlık moduna girer. ev sahibi o gün yemeği ikiye katlamış bile olabilir.
ikram edilen şeyi tabakta bırakmamak da bir nezakettir. doyduysanız teşekkür edip az bir şey almak yeterli.
başka şehre giden bir diyarbakırlının en çok özlediği şeylerden biri budur: kapıdan girince önce sorulan "çay içer misin?" sorusu.
telefonla gelen misafire bile "yemeğe kal" denir. bazen gerçekten kalmanız beklenir, bazen kibar bir nezakettir; ayırt etmek zamanla öğrenilir.
sponsorluJet Şoföraracını sen kullanma, eve şoförünle dön
incele
bir şey ikram edilmeden kapıdan çıkarılmazsınız. en azından bir su, bir çay. bu kural hem ev hem dükkan için geçerli, şehrin yazılı olmayan adabı.
düğün ve cenazede ikram biçimi değişir ama özü aynı kalır: gelenin elini boş göndermemek. şehrin cömertlik anlayışı bu.
yeni taşınan öğrenciler için pratik bir tavsiye: komşuya küçük bir tatlı kutusuyla gitmek, ilk tanışmayı çok kolaylaştırır.