ulu cami'nin avlusunu çevreleyen cephelerde kitabeler ve süslemeli bölümler var. başını kaldırıp bakmadan geçenlerin çoğu bunları kaçırıyor. yazıları okuyamasanız bile hat sanatının inceliğini görmek yeter. bu yüzden avluda birkaç dakika durup yukarı bakmak, gezinin en verimli molası oluyor.

mimari ve yazı detaylarını anlayabilmek için bir rehber ya da kısa bir okuma yapmak lazım. tek başına gelip sadece fotoğraf çekip çıkanlar çok, oysa taşın üstündeki her satırın bir hikayesi var. özellikle sabah ışığında yazıların kabartması çok daha net seçiliyor, öğleden sonra ise gölgeler karışıyor.

avlu duvarlarındaki siyah beyaz taş sıraları ile kitabeleri birlikte düşünün, iki ayrı sanat gibi duruyor ama aynı yerde buluşuyor. (bkz: ulu cami) tarihe meraklı biri için burası, kapısı açık bir kitaplık gibi.

sponsorluJet Taşıyıcıacil evrak ve paket şehir içinde aynı gün incele

yazıların bir kısmı arapça. okuyamıyorsanız bile harflerin kıvrımına, satırların nasıl dengelendiğine bakmak yetiyor. hat sanatını görmek için müzeye gitmeye gerek yok, avluda başınızı kaldırmanız kafi.

fotoğraf çekecekseniz öğle ışığından kaçının. yandan düşen ikindi ışığı oyma yazıların derinliğini ortaya çıkarıyor, düz ışıkta hepsi silik görünüyor.

sponsorluDiyar Halıhalın kapından alınır, tertemiz gelir incele

çocukla gidiyorsanız yazıları ve süsleri bir arama oyununa çevirin: kim önce yıldız motifi bulacak, kim ilk uzun satırı gösterecek. kırk dakika sessizce geçiyor.

taşa dokunup kurcalamak yok, yüzyıllık işçiliği hızlandırılmış biçimde eskitmeyin. gözle bakmak yeter. bakım ve koruma çalışmaları da zaten bu yüzden yapılıyor.

bu başlığa sen de yazmak ister misin? diyarbakır'ı en iyi bilenler burada.

şikâyet et

bu içerik neden kaldırılmalı?

hukuki bir talep için içerik kaldırma formunu kullanabilirsin.