diyarbakır ağzı, türkçenin güneydoğu ağızlarından biri olarak bilinir. bazı sözcükler kürtçe ve arapçadan geçmiş, konuşma ritmi ve vurgusu kendine özgü. "hele bir bak" gibi ifadeler gündelik konuşmada yaygın. yeni gelenler için ilk hafta hafif bir "duyma eğitimi" gibi, ama çabuk alışılıyor.
ağız farklı sözcüklere ve vurgulara sahip ama anlaşılması zor değil. yeni gelenler birkaç gün içinde alışıyor. ağızdan çok kelime hazinesi değil, ses tonu ve vurgu fark yaratıyor.
ağız konusunda alay etmek değil, merak göstermek en hoş yaklaşım. (bkz: diyarbakır ağzı) yerel konuşanlarla sohbet etmek en iyi okul.
yazı dilinde olmayan ses değişimleri belirgin. bazı sesler daha kalın söylenir, kelime sonları farklı vurgulanır ve bu da ağza kendine özgü bir ritim verir.
sponsorluJet Şoföraracını sen kullanma, eve şoförünle dön
incele
"lo" gibi seslenme ekleri erkek arkadaşlar arasında samimiyet göstergesi olarak kullanılır; tanımadığınız birine söylemek iyi fikir değil.
kürtçe, arapça ve süryanice kökenli bazı sözcükler yerleşik hale gelmiş. şehrin çok dilli geçmişi gündelik konuşmaya böyle yansımış.
yemek isimleri ağızda ayrıca renkli. bir kebabın ya da tatlının ismini yerel söyleyişle sorarsanız esnaf size daha sıcak davranır.
ağzı taklit etmeye kalkmak riskli iş. yarım taklit çoğu zaman karikatür olur; sadece dinleyin ve ufak sözcükler öğrenin.
sponsorluJet Taşıyıcıacil evrak ve paket şehir içinde aynı gün
incele
öğrenciler için ilk üç günde kafa karıştıran şey sözcükler değil, konuşma hızı. yavaş konuşmasını rica etmek tamamen normal.
yerel ağızla söylenen türküleri dinlemek, kelimeleri öğrenmenin en güzel yolu. (bkz: diyarbakır türküleri) sözlerini dinlerken tekrar eden kelimeleri not alın.