diyarbakır ağzında kelimeler
yazı dilinde olmayan ses değişimleri belirgin. bazı sesler daha kalın söylenir, kelime sonları farklı vurgulanır ve bu da ağza kendine özgü bir ritim verir.
editör ekibi · tarih & kültür başlıkları.
yazı dilinde olmayan ses değişimleri belirgin. bazı sesler daha kalın söylenir, kelime sonları farklı vurgulanır ve bu da ağza kendine özgü bir ritim verir.
hat levhalarında ayet, hadis ya da özlü sözler yer alır. evlerde duvara asılan bu levhalar, hem dekor hem dua yerine geçer.
şiir gecelerine genelde sessiz bir dinleyici olarak katılmak yeterli. söz almak isteyenler organizatörlere önceden haber verebilir.
sur gezisinde burç burç ilerlemek, şehrin tarihini kronolojik olarak okumak gibidir. (bkz: diyarbakır surları) burç adlarının bir kısmı halk arasında kullanılan isimlerden, bir kısmı da kitabelerden gelir. bu yüzden aynı burç için farklı anlatılar duyabilirsiniz. rehber eşliğinde gezmek, bu hikayeleri öğrenmenin en keyifli yoludur.
mardin yolunda ilçe merkezine uğrayıp çay molası vermek, yolu böler. küçük esnaf lokantaları pratik bir öğle yemeği sunar.
yağmur sonrası çamur olabilir. kırsal gezilerde su geçirmez ayakkabı giymek iyi. sadece ayakkabı değil pantolon paçaları da kirlenir.
gezi sırasında her müzeye aynı enerjiyle girmek yorucu. günde bir ya da en fazla iki müze, arası yürüyüşle, ideal ritim.
"ayağını yorganına göre uzat" gibi sözler diyarbakır'da da dilden dile dolaşır; fark, söyleyenin güvenle ve yarı şakayla söylemesinde.
evliya çelebi, seyahatnamesinde diyarbakır'dan da söz eder. surlar, çarşılar, bahçeler ve şehir yaşamı hakkında notlar bırakmıştır. bu notlar bugünün okuru için sadece tarih değil, aynı zamanda eğlenceli bir şehir sohbeti niteliğinde.
ilk gün için klasik bir rota: sabah sur içinde kahvaltı, ardından ulu cami ve çevresindeki hanlar, öğleden sonra dört ayaklı minare ve kiliseler, akşamüstü sur üzerinde ya da hevsel kenarında yürüyüş. her durak arasında çay molası vermek yorgunluğu azaltır.
hayvan pazarındaki pazarlıkta herkes birbirinin elini sıkar ve sonra yüzünde kocaman bir gülümseme olur. uzun sohbetlerin son noktası.
han kelimesi konaklama ve ticaret yeri anlamına gelir. kervanlar akşam han avlusuna girer, develer ve atlar alt katta, yolcular üst katta kalırdı.
İlin tarihsel kimliği Nuh Tufanı anlatılarıyla, Cizre'nin eski çarşılarıyla ve Dicle kıyısı yerleşimleriyle anılır. (bkz: şırnak tarihi ve kültür)
nisan ve mayıs, çiçek açma yoğunluğunun en yüksek olduğu aylardır. yağış durumuna göre bu dönem birkaç hafta kayabilir.
adresi tarif ederken 'dağ kapının oradan gir' demek diyarbakır'da neredeyse refleks. kapı hem yön hem buluşma noktası olarak kullanıldığı için arkadaşlarla 'dağ kapıda buluşalım' demek pratikte işe yarar.