roma döneminde amida, doğu sınırındaki önemli bir yerleşimdi ve surları bu dönemde güçlendirildi. diyarbakır surlarının roma temelli bölümleri bu yüzden anılır. müzeye giderken dönem ayrımı yapan levhalara bakmak, hangi eserin hangi çağdan olduğunu anlamayı kolaylaştırır.
arkeolojik buluntuların bir kısmı arkeoloji müzesinde sergileniyor. şehri anlamak için sadece surlara bakmak yetmiyor, müzeye de uğramak gerek. surlara yakından bakınca farklı büyüklükteki taşlar ve onarım izleri farklı dönemleri ele veriyor.
roma dönemi dersi gibi anlatmak istemem ama özet şu: bu şehir hep sınırda, hep ticaret yolunda, hep önemli bir yer olmuş. sınırdaki bir şehrin hep bakımlı ve hazırlıklı olması gerekiyormuş, taşlar bunu anlatıyor.
romalıların burada ana hedefi doğu sınırını korumak ve ticaret yollarını güvenceye almaktı. bazalt gibi sert bir taşla surlar yapmak da bu amaçla.
surlarda farklı büyüklükte, farklı işçilikte taşlar görürsünüz. bazıları roma, bazıları sonraki dönemlere ait onarımlar. hepsini ayırt etmek uzmanlık işi, ama fark etmek bile keyif.
sponsorluJet Şoföraracını sen kullanma, eve şoförünle dön
incele
dönemin diyarbakır'ını hayal ederken bugünkü kalabalığı bir kenara koyun: küçük bir sınır kenti, askeri garnizon ve çevre köylerin pazarı.
müzedeki roma dönemi eserlerine bakarken etiketleri okuyun; çok kısa bilgiler, ama şehre dair büyük resmi tamamlıyor.
'roma döneminde buradaydı' deyip duvar gösterenlere biraz şüpheyle yaklaşın, çünkü katmanlar iç içe. rehberlerin söylediğini kitapla karşılaştırmak iyi alışkanlık.
bir günde roma, selçuklu ve osmanlı dönemlerini birlikte görebilmek sadece birkaç şehirde mümkün. diyarbakır bunlardan biri.