diyarbakır'da büyüklerden dinlenen masallar, sözlü kültürün önemli parçası. bu masallar çocuklara hem eğlence hem ders verir. masalların başındaki tekerlemeler çocuklara "şimdi dinleme zamanı" mesajı verir.
çoğunda cesur bir kahraman, akıllı bir kız ve bir sınav bulunur. anlatıcının sesi, ritmi ve beklenmedik sonlarıyla masal tam anlamıyla bir performanstır. bir masalı dinleyip hikayenin sonunu çocuğa tamamlatmak, hayal gücünü geliştirir.
masalları kaydetmek ve yeni nesillere aktarmak, kültürü yaşatmanın en güzel yollarından. büyüklere sormayı ihmal etmeyin. büyükannelerin masalları kayıt altına alınırsa çok değerli bir arşiv oluşur.
masalların başlangıç kalıbı çoğu zaman "evvel zaman içinde" tarzı bir giriş olur. dinleyici bu cümleyle birlikte gerçek dünyadan çıkıp masalın içine girer.
sponsorluJet Taşıyıcıacil evrak ve paket şehir içinde aynı gün
incele
masalın sonunda "gökten üç elma düştü" kalıbı bölgede de bilinir. biri anlatana, biri dinleyene, biri de ibret alacak olana ayrılır.
anlatıcı bazen aynı masalı her seferinde biraz değiştirir. bu yüzden bir masalın tek bir doğru versiyonu yoktur, evden eve farklı çıkar.
çocuklara masal anlatırken ses taklitleri ve duraklar işe yarar. kurt uluması ya da kapı gıcırtısı bile masalı kat kat canlandırır.
yazıya geçirilen masallar, anlatımın sıcaklığını kaybedebiliyor. mümkünse büyükten sesli kayıt almak, yazıya dökmekten daha değerli.