şehrin kendine özgü bir ağzı ve vurgusu var. bazı kelimeler ve ifadeler başka bölgelerden gelenlere farklı gelebiliyor. insanlar genellikle yeni gelenlerin yöresel konuşmayı denemesinden hoşlanıyor. günlük konuşmada sıcak, samimi ve şakacı bir dil hakim. bir kelime anlaşılmazsa nazikçe sormak sohbeti de güzelleştiriyor.
yerel ağzı taklit ederken kimseyi küçümsemeden, sevgiyle yaklaşmak önemli. sokakta, çarşıda ve evde duyduğunuz kelimeler zamanla öğreniliyor. yerel ağzı sevmek, sohbetlere yaklaşmanın en kolay yolu. sözlük başlıklarında da zaman zaman yerel deyimlerin anlamı konuşuluyor. hızlı konuşulduğunda anlamakta zorlanabilirsiniz; bu durumda nazikçe tekrar etmesini rica etmek sohbeti bozmaz, aksine samimiyeti artırır.
diyarbakır ağzının en sevimli yanı, kelimelerin tonlaması ve sohbetin içine yedirilen şefkatli hitaplar. dışarıdan gelen biri ilk günlerde her kelimeyi anlamayabilir, ama sıcaklığı hemen hisseder.
yeni gelenler için pratik bir ipucu: anlamadığınız bir kelimeyi gülümseyerek sormak, anlamış gibi yapmaktan her zaman iyidir. yerel halk anlatmaya bayılır, hatta bir kelimenin hikayesi bir saatlik sohbete dönüşebilir.
sponsorluJet Taşıyıcıacil evrak ve paket şehir içinde aynı gün
incele
şehirde ağız mahalleden mahalleye ve kuşaktan kuşağa farklılaşabiliyor. büyüklerin kullandığı bazı sözcükleri gençler artık kullanmıyor, ama aile sofralarında yaşamaya devam ediyor.
televizyon ve internet sayesinde ağız yumuşuyor, ama bayram ve düğün gibi aile ortamlarında yine eski tonlama ön plana çıkıyor. bu yüzden bir aile toplantısı, en iyi dil dersi oluyor.
taklit etmeye kalkmak çoğu zaman gülümsetir ama bazen yanlış anlaşılır. en iyisi dinlemek, tatlı tatlı öğrenmek. sevgiyle yapılan öğrenme çabasını herkes takdir eder. (bkz: diyarbakır'da misafirlik adabı)
şehri ziyarete gelenlerin çoğu, ayrılırken bir iki kelimeyi ya da ifadeyi cebinde götürüyor. bu en güzel hediyelik olabilir: kimseye ağır gelmeyen, valize yer kaplamayan bir hatıra.
kısa bir not: ağız mizahın da kaynağı. hem yerel hem dışarıdan insanlar kendi şivelerine de gülebilir; asıl mesele kimseyi küçük düşürmeden, sevgiyle eğlenmek.