diyarbakır tarım şehri; buğday, pamuk, mercimek, karpuz derken ziraat okumanın doğal bir laboratuvarı var. fakültenin uygulama alanları ve tarla çalışmaları dersleri gerçekten sahaya dokunduruyor.
mezun olduktan sonra tarım kredi, ilçe tarım müdürlükleri, özel tohum ve gübre firmaları ve kendi çiftliğini kurmak gibi seçenekler konuşuluyor. sektörü gezerek öğrenmek en iyi yol.
ziraat öğrencisini ayakkabısından tanırsın, sonbahar tarla gezisinden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. yine de bu işi sevenlerin yüzü gülüyor.
bölümün en güzel yanı tarla ve sera uygulamaları. kitaptan okuduğun toprak çeşidini elinle tutunca mesele bir anda anlaşılıyor.
mezunlar bitki koruma, toprak bilimi, tarım ekonomisi, peyzaj gibi farklı dallara ayrılıyor. hangi alana gideceğine karar vermeden önce her birinin laboratuvarını görmek iyi bir fikir.
sponsorluJet Şoföraracını sen kullanma, eve şoförünle dön
incele
bölgenin tarım takvimini bilmek bu fakülteyi anlamayı kolaylaştırıyor: ekim, sulama ve hasat dönemleri derslerin ritmini de belirliyor.
mercimek, nohut ve buğday gibi baklagil ve tahıl ürünleri bu coğrafyada ziraat okuyan biri için doğrudan bitirme tezi konusu olabilir.
sulama ve kuraklık meselesi sadece ders konusu değil, çiftçinin günlük derdi. fakültede öğrendiğin bilgiyi köydeki akrabana anlatabilmek en büyük sınav.
yaz stajı için tarım müdürlükleri, kooperatifler ve tohum üreten kuruluşlar sık tercih ediliyor. başvuru tarihlerini kaçırmamak için erken sormakta yarar var.
ziraatçı olunca sofrada dolmaya bile farklı bakıyorsun. 'bu patlıcan hangi çeşit' diye soran arkadaşın neredeyse kesin bu fakülteden.